Cadi Kazani — Avrupa Aydinlanmasinin Unutulmus Radikalizmi, Philipp Blom (Altini cizdiklerim)

Yillar once asagidakilerin altini cizmisim.

“Insan hayatta bin türlü sebeple kaybedebilir. Yeterince azimli ya da esnek olmadigi, asiri bagnaz ya da fazlasiyla kayitsiz oldugu, yeterince guclu olmayip dupeduz talihsiz oldugu, ayrintilarla boguldugu ya da ayrintilari umursamadigi, zamanin ya cok gerisinda kaldigi ya da cok ilerisinde oldugu icin kaybedebilir. Bir zaferde odlek durumuna dusebilecegi gibi, bir yenilgide de gercek bir kahraman olup cikabilir.”

“…tarihi bir mucadeleden zaferle ayrilmis, fakat sonuncusunu kaybetmis iki adami aramak icin yola koyuldum. Bir zamanlar, daha ozgur, daha adil, daha mutlu ve daha az bastirilmis bir toplumun kapisini acacak anahtari ellerinde tutuyorlardi. Kendilerini buyuk bir tehlikeye atarak bu ulku icin cesaretle mucadele ettiler; fakat fikirleri gozden dustu, Fransiz Devrimi’nin siddetli akintilarinda boguldu ve sonunda tarih sahnesinden busbutun silindi. Gorkemli bir hayat surmus, ancak ustunden iki yuz yili askin zaman gecmis olumlerinin ardindan gelecek nesiller ve bellekleri icin verdikleri mucadeleyi kaybetmislerdi.”

Bu iki buyuk adam, Baron Paul Thiry d’Holbach (1723–1789) ve Denis Diderot (1713–1784). Insanlik ve gelecek nesiller icin, canlari pahasina ürettiler ve donemin, din kokenli, karanlik ahlakina karsi savastilar. Aslinda bu baskaldirilari insanlik adina acilmis buyuk bir cepheydi. d’Holbach, Diderot ve arkadaslarini, yani Radikal Aydinlanmacilari, gunumuzde bu kadar temel kilan sey, gucu, basitligi ve ahlaki cesaretleridir, diyor Blom. Bahsettigmiz bu cephenin karsisinda; Rousseau’nun yeniden kesfettigi ve gunumuzun tartismalarinda ve olaylarinda ve hayatlarinda, ortulu ya da ortusuz her yere nufus eden dini nitelik var.

“Rousseau, kurumsal yapisi olmayan bir dini kendisi icin yeniden kesfetti. ‘Bu hayat, umut ettigi her seyi karsilayamayacak kadar berbat oldugundan’, “obur tarafa” inandigini yazmistir…”

“Hepimiz (Rousseau’nun Itiraflar kitabinda neredeyse tek basina icat ettigi) aci ceken, yalniz dahi stereotipini icsellestirdik. Insanlarin kotulukler ile kotu talih tarafindan yok edilmek uzereyken, deyim yerindeyse yeniden dogduklari ve olumsuzluklarin ustesinden geldikleri hikayelere bayiliriz.”

“Bu gun dahi, ahlaki ve siyasi meselelere dair kamuoyu tartismalarin acikca dini bir baglamda yurutulmez; fakat terminolojideki degisiklikler, bu tartismalarin altinda yatan incelenmemis teolojik fikirlerin her yere nufus edenetkisini gizlemekten baska bir sey yapmaz .…… Yine de bu fikirlerin uzerinde gelistikleri kulturel alan ayni kaldi ve biz fark etmesek dahi dunya gorusumuz, sandigimizdan cok daha sik, dogasi geregi dini bir nitelige sahip.”

“Diderot ve d’Holbach gelecek nesiller adina verdikleri savasi kaybetmis gibi gorunseler de, aslinda daha maglup olmadilar, tam tersine medeniyetimiz ve hayalleri icin cansiperane carpismaya devam ediyorlar. Aslina bakilirsa, bu medeniyet simdi oldugundan cok daha comert, daha sagduyulu ve insani olabilir. Eserleri hala tekrar tekrar okunmaya deger ve yasamlari bizler icin hem ilham hem de uyari niteligine sahip. Onlarin zamanindann bugune dek kazandigimiz ve tekrar kaybetme tehlikesiyle karsi karsiya oldugumuz seyleri bizlere gosterirler. Cunku sadece disaridan yoneltilen degil, ayni zamanda kendi tembelligimiz, kayitsizligimiz ve bulanik dusuncelerimizle de karsi karsiyayiz.”

Canimi sikan bir seyler oldugunda; sevdiklerim, arkadaslarim ve kendi gelecegim icin her kaygilanisimda aklima gelen iki dev: d’Holbach ve Diderot. Verdikleri mucadele ve duruslari benim icin ilham kaynagi, uretkenlikleri ise daha fazlasini yapmak icin motivasyon kaynagi oluyor.

Simdi, her gun baska bir kotu haber aldigimiz memleketin hali, oradaki dostlarimizin, buradaki bizlerin durusunu tartismak icin; La Mettrie’in, L’Homme machine (Makina Insan) kitabindan, izninizle, sunu alintilamak istiyorum;

Bir bilge dogayi ve gercegi incelemekle yetinmemeli, onu dusunebilen ve dusunmek isteyen az sayida insanin iyiligi icin savunabilmelidir; cunku zaten kendi istekleriyle bir takim onyargilarin tutsagi olanlar icin gercege ulasmak kurbagalarin ucabilmelerinden daha kolay degildir.”